Aşk sadece sana duyduğum aşk...
Omzunda gecenin yorgunluğuyla son dansımızı yapmak;saatler öncenin heyecanını hatırlamak; şimdi senle ikimizin olan o güzel evimize gitmek; sonunda sadece senle olabilmek ve hayatımın geri kalanını senle geçirmek bütün bunlar için evet demek ve yeni hayatımı başlatacak olan bu harika kelimeye içtenlikle sık sıkı sarılmak sana sarılacağım bütün anları bana bahşettiği için şükran dolu telaffuz etmek bu kelimeyi.
Sadece seninle olmak için evet,sadece ikimizin olacak bütün o günler,haftalar,aylar,yıllar için evet!
30 Aralık 2011
27 Aralık 2011
yeni yıl; gelirken bunları almayı unutma
Sağlıklı,yakışıklı ve süper farklı bir yeğen istiyorum,az kaldı zaten unutman mümkün değil.
Bu yeni c3lerden istiyorum,ön camı bööylee kocaman olsun; rengi mühim değil ama siyah candır :p
Parmağıma bakan herkesin bu amca gibi tepki vermesini istiyorum,yani oraya bakacak bir şey lazım bilmem anlatabildim mi sevgili evren?
Bir de uygunundan bir iş istiyorum ki daha çok ayakkabı alabileyim böylelikle 2013e de hazırlıklı girmiş olayım değil mi?
Listeyi 2011 verecek sana 31 aralıkta, unutma baaak ama!
öptüm çok !!ben <3
25 Aralık 2011
gidin buradan!
Sana yalvarırım çözemeyeceğin,değiştiremeyeceğin olaylar,durumlar için ağlama. Olacak olmuşsa; yapacak şey beklemekse,razı gelmekse lütfen defol git işine ağlama!
ben senin gözyaşlarının, hıçkırıkların arasında dişlerimi sıkarak oturmak ve senin yanında olmak zorunda hissetmek istemiyorum. Ben senin sözde dürüstlüğün için, gözyaşlarında ki acıyı anlamak için gelmedim yanına. Sus biraz,aynı şeyleri söyleyip durma artık! Ben sana yardım etmek isterken sinirinin oklarını ve sivri laflarını al müsait yerine koy. Ben sana anlayışlı olmak zorundaysam sende beni sinir tahtan olarak kullanmamalısın!Yapamadıkların için yaşamak zorunda değilsin,yaşamak için yapmalısın!
Senden beni teselli etmeni istemiyorum, Ben ağlarken bana dediklerin beni avutmuyor ama sen ağlarken senin duymak istediklerinde bende yok.
Hadi git işine kuytu köşemde beni yalnız bırak, kendine sağlam,kendine doğru olan bütün arkadaşlığın da al canım senin olsun
21 Aralık 2011
stairway to hairdresser!
kuaför cehennemim sanırım ilkokula giderken başladı,annemin 5 kızı ve bir sürü meşguliyeti olduğundan saçlarımı hep kısa kestirirdi ve kuaföre gitmek hep gözyaşları,mutsuzluk, çirkinlik demekti benim için.Ortaokul ve lisede böyle devam etti üniversite 1. sınıfın ortasına kadar nefret dolu saçlarım vardı,Aşırı dalgalı aşırı bakımsız aşırı çoklardı ve özendiğim o harika saçlarda hep başkalarında olurdu.
O zamanlardan beri her kuaföre gittiğimde gerilirim, sıkılırım, fenalaşırım. Özellikle son 5 senede 2 farklı kuaföre saç kestirdim 3 sene birine gittim ve ablamın nişanında yaptığı saçlar kapıdan çıktığımız gibi bozulunca bir daha da gitmedim.Şimdiki kuaförüme de benden büyük ablamla 8 ay gittikten sonra daha yeni yeni tek gidebiliyorum. Kuaföre doğru yola çıkıp kaç defa vazgeçtiğimi bilemezsiniz.En sonunda geçen mart ayında saçlarımı şu an herkeste olan katsız dümdüz kestirdim ve canlanmalarna katkıda bulundum.Öyle yağlar vitaminler kullanmadım ama saçlarıma düzleştiriciler,fırçalar sürmedim yıpratmamak için.Ve dün aylardır yapamadığımı yapıp en sonunda gittim katlı kesimimi yaptırdım geçen bu aylar içinde 3 ayda bir saçlarımı kestirdim çok sıkı bağlamadım, yeni saç modelleri keşfettim ve kısa saçın benim daha çok işime geldiğini anladım şimdi bir 3 parmak daha uzayınca tam istediğim saça sahip olmayı umuyorum.Hayatımda ilk kez kuaförden gülerek çıktım.Tabii kesim esnasında neler yaşadığını gelin bir de Erdemciğime sorun :)
O zamanlardan beri her kuaföre gittiğimde gerilirim, sıkılırım, fenalaşırım. Özellikle son 5 senede 2 farklı kuaföre saç kestirdim 3 sene birine gittim ve ablamın nişanında yaptığı saçlar kapıdan çıktığımız gibi bozulunca bir daha da gitmedim.Şimdiki kuaförüme de benden büyük ablamla 8 ay gittikten sonra daha yeni yeni tek gidebiliyorum. Kuaföre doğru yola çıkıp kaç defa vazgeçtiğimi bilemezsiniz.En sonunda geçen mart ayında saçlarımı şu an herkeste olan katsız dümdüz kestirdim ve canlanmalarna katkıda bulundum.Öyle yağlar vitaminler kullanmadım ama saçlarıma düzleştiriciler,fırçalar sürmedim yıpratmamak için.Ve dün aylardır yapamadığımı yapıp en sonunda gittim katlı kesimimi yaptırdım geçen bu aylar içinde 3 ayda bir saçlarımı kestirdim çok sıkı bağlamadım, yeni saç modelleri keşfettim ve kısa saçın benim daha çok işime geldiğini anladım şimdi bir 3 parmak daha uzayınca tam istediğim saça sahip olmayı umuyorum.Hayatımda ilk kez kuaförden gülerek çıktım.Tabii kesim esnasında neler yaşadığını gelin bir de Erdemciğime sorun :)
20 Aralık 2011
allah endorfini başımızdan eksik etmesin
huzur dediğin nedir;boş kafayla boş oturmak mı, dolu kafayla boş oturmak mı? valla benim için oturmamak huzur veren bir şey.tüm gün yan gelip yatmak iyide nereye kadar.Hayatımın en aktif dönemleri içimin en rahat olduğu zamanlardır.Uykuyu özlemek bana mutluluk verir;demek ki o kadar dolu ki hayatım diye düşünürüm,keşke halletmem gereken bir yığın işim olsa da evde boş oturacağıma,bana söylenen her lafa kafamı takacağıma, bana fikir veren herkese defalarca aynı şeyleri anlatacağıma keşke bir yığın işin gücün arasında kaybolsam da yok olsam.
beni unutsalar...
damla çikolatanın mucizesi bu kurabiyeler olmasa damla damla akardı gözyaşlarım,hoşgeldin endorfin; iyi ki varsın!
19 Aralık 2011
girl talk nerdesin?? sana ihtiyacım vaaar!!!
Şu fotoğrafta ki kahkahalar atan hatun var ya işte şuan kendisine pis pis bakışlar atıyorum.Seni öldürürüm kızım der gibi bakıyorum.Neyse ki fotoğraftan çıkıp canımı alamaz çünkü kavgadan çok korkarım.
allahım ne olur gökten bana arkadaşlarımı düşür hepsini alayım yanıma gideyim gezeyim.Çok bunaldım odamda yaşamaktan yav. Gerçi gezme seven biride değilim ben yine gelin ben size pasta börek yapayım derim onlarda kabul eder yani altta ki yazıya bakarsanız anlarsınız ^^. Özgüven patlattım bir tarafımdan şuan :)
Çok özledim ama kız kıza muhabbeti,saçma sapan konuşmayı,aynı lafı bininci defa yine anlatmayı.
ne olur beni de arasına alacak olan bir kız grubu varsa muhtemel aday olabilirim harika referanslarım var;isterseniz nadine ya da malenaya başvurun anlatsınlar.
bu arada yukarıdakileri okuyup bana acımayın yine de süper bir hayatım var en azından şu an bekleme odasında fazla fazla bekliyor ve bekleyecek olabilirim ama içeri girdiğimde her şey süper olacak,bekleyin ve görün losers!!
allahım ne olur gökten bana arkadaşlarımı düşür hepsini alayım yanıma gideyim gezeyim.Çok bunaldım odamda yaşamaktan yav. Gerçi gezme seven biride değilim ben yine gelin ben size pasta börek yapayım derim onlarda kabul eder yani altta ki yazıya bakarsanız anlarsınız ^^. Özgüven patlattım bir tarafımdan şuan :)
Çok özledim ama kız kıza muhabbeti,saçma sapan konuşmayı,aynı lafı bininci defa yine anlatmayı.
ne olur beni de arasına alacak olan bir kız grubu varsa muhtemel aday olabilirim harika referanslarım var;isterseniz nadine ya da malenaya başvurun anlatsınlar.
bu arada yukarıdakileri okuyup bana acımayın yine de süper bir hayatım var en azından şu an bekleme odasında fazla fazla bekliyor ve bekleyecek olabilirim ama içeri girdiğimde her şey süper olacak,bekleyin ve görün losers!!
16 Aralık 2011
mutfakta biri mi var? evet BEN varım!!
bugün melana istanbullarda aç ve bazen parasız olduğundan; yorgun ve power pilates mağduru bedenimi kaldırdım ve saat sabah 9.30 dan akşam 4 e kadar kek pasta yaptım yaptıklarımdan bir kaç tanesi şunlar olmaktadır efenim;bu parça çikolatalı,bütün gün havasını attığım kurabiyeler marthadan;linkte tıklarsanız buracıkta

Bugün pek lezzetliydi benim için.Yemek yapmak, yeni tarifler denemek çok keyif verici.Pişirdiğim her güzel şey hayallerimi gerçekleştirebilme umudumu perçinliyor.Sevgili Martha ben çaklıt çip kuki yaptım gel sende dolma yap;içli köfte yap yarışalım.
bu arada yemek yapmak kadar rahatlatıcı bir terapi olamaz benim için.Ayların karamsarlığı yaptığım kurabiyelerle birlikte yok oldu.Dilerim herkes bir gün kendi terapi yolunu keşfeder.Oooohh nirvana here i am!!
efendime söyleyeyim dedik yetmez bu birde ofistekilere bir güzellik yapayım dedim ve bu harika fındıklı brownie'mden yaptım.Cenk bey sayesinde beni dillerden dillere yayan tarif burada
Ve bu bayıldığım brownie yapmak çok kolay olduğu için dedim ki birde un kurabiyesi yapmalı, hemen kurtarıcım portakal ağacından bu tarifi yaptım
biz lily'le minik minik yapıp kavanozlara koyuyoruz; gidip gelip yiyoruz.hem bozulmuyor hemde minik olunca daha şirin oluyorlar.Fakat pişmiş hallerini çekmeyi unuttum tek lokmalık harika kurabiyeler,azıcıkda tarçın ekleyince nefis oluyorlar ben bu defa vanilya özü kullandım,güzel koksunlar diye.Ayrıca bir de yine portakal ağacından armutlu kek yaptım (uygun kalıp olmadığı içinn yarı hüsran oldu ama tadını beğendik.Daha çok meyve daha çok lezzet bir daha yaptığımda aralara da armut katları yapmayı düşünüyorum.
vee son olarak harika ekmek yapma makinesiyle köy ekmeği yaptık,önceki akşamda zeytinli yapmıştık gerçekten almaya değer bir makine.Salut ekmek yapma makinesine!!
Bugün pek lezzetliydi benim için.Yemek yapmak, yeni tarifler denemek çok keyif verici.Pişirdiğim her güzel şey hayallerimi gerçekleştirebilme umudumu perçinliyor.Sevgili Martha ben çaklıt çip kuki yaptım gel sende dolma yap;içli köfte yap yarışalım.
bu arada yemek yapmak kadar rahatlatıcı bir terapi olamaz benim için.Ayların karamsarlığı yaptığım kurabiyelerle birlikte yok oldu.Dilerim herkes bir gün kendi terapi yolunu keşfeder.Oooohh nirvana here i am!!
13 Aralık 2011
the holy question !
Mutlu musun?
Mutluluk neye benzer? fıstıklı çikolataya mı, bir dilim yaş pastaya mı, harika bir çift ayakkabıya mı, minicik bir post it'e yazılmış bir nota mı,ona mı?
mutsuzluk neye benzer? Yiyemediğin çikolataya mı,bir dilim yaş pastaya mı, alamadığın ayakkabıya mı, minicik bir post it'e yazılmış bir nota mı, ona mı?
mutluluk görüp bulduklarına, mutsuzlukta göremeyip bulamadıklarına benzer.Sen kendi içinde ne biriktirirsen; dışarıda onu bulursun.
Sen kendine ne verirsen onu alırsın diğerlerinden de.
istediğin bir damla mutluluksa ve onun peşindeysen; mutluluk okyanus olur. Ama sen kocaman mutsuzluklar ararsan; yapayalnız kalırsın tek başına, bir damla mutluluk hasretiyle.
Senin sevgililerin değil seni mutsuz eden;sen mutsuz olmak istediğin için sevgililerin seni mutlu edemez.O küçücük notta sen aşkı görürsen,aşkı bulursun; bu kadarcık mı diye sevgisizlik görürsen yalnızlığı bulursun.
Seçimlerin kadar yaşarsın,seçemediklerin kadar pişmanlıklar tadarsın.Ne umduğun değil ne bulduğun önemli olursa sen mutlu olursun.
Mutluluk neye benzer? fıstıklı çikolataya mı, bir dilim yaş pastaya mı, harika bir çift ayakkabıya mı, minicik bir post it'e yazılmış bir nota mı,ona mı?
mutsuzluk neye benzer? Yiyemediğin çikolataya mı,bir dilim yaş pastaya mı, alamadığın ayakkabıya mı, minicik bir post it'e yazılmış bir nota mı, ona mı?
mutluluk görüp bulduklarına, mutsuzlukta göremeyip bulamadıklarına benzer.Sen kendi içinde ne biriktirirsen; dışarıda onu bulursun.
Sen kendine ne verirsen onu alırsın diğerlerinden de.
istediğin bir damla mutluluksa ve onun peşindeysen; mutluluk okyanus olur. Ama sen kocaman mutsuzluklar ararsan; yapayalnız kalırsın tek başına, bir damla mutluluk hasretiyle.
Senin sevgililerin değil seni mutsuz eden;sen mutsuz olmak istediğin için sevgililerin seni mutlu edemez.O küçücük notta sen aşkı görürsen,aşkı bulursun; bu kadarcık mı diye sevgisizlik görürsen yalnızlığı bulursun.
Seçimlerin kadar yaşarsın,seçemediklerin kadar pişmanlıklar tadarsın.Ne umduğun değil ne bulduğun önemli olursa sen mutlu olursun.
9 Aralık 2011
hakuna matata
Yani ben öyle bir varlığım ki hiç derdim tasam yok manasında.Ve arkadaş bunu diyen varsa gelsin kendisine en layığından karamelli muffin ısmarlayacağım söz ki söz. Ah o gemide bende olsaydım diye aheste aheste gezdindiğim o zavallı, boş ama kıymetini bilmediğim yıllarım şimdi kalksanız gelseniz sizi başımın tacı eder valla da bırakmam hiç bir yere. Şimdi boş geçen ama sıkıntıyla dolu bu günlerim yüzünden her saçımı taradığımda kel kalma korkusu yaşıyorum ve yoruldum inanın. Tek derdim; herhangi bir derdimin olmamasıydı back in time that lovely,selfish time of mine. Ahh anılar... O güzel zamanlarım da kafama taktığım saçma şeyler şimdi aklıma geldikçe daha da dertleniyorum.Allahım ben salak mıyım dertlenmek derdim; dertlenmemek derdim;dertlendiklerim ve dertlenmediklerim bile derdim olmuş.O kadar çok dertten bahsettim ki adımı unuttum.
Sıkıntı,tasa, keder hepsi geçeerrr bize kaaar kalan nedir bu dünya da?? tabiki de Deniz Seki'nin de dediği gibi bize bir halt kalmıyor değil.Bize kalan sevgili yoldaşlar kutularca ilaç, yenmiş çikolata paketleri, pişirilmek için alınan ama yenmeyen yiyecekler ve tabiki de kutulaaaaaaarca bitmiş peçete.
Evet bizim böyle bir huyumuz var dert kelimesini duyunca bile gözlerimiz doluyor ve eminim yukarda ki aşırı 'dert' tekrarı sebebiyle şu an hıçkırıklar içindesinizdir ...
Ama size sırrımı söyleyeyim artık sadece gülümsüyorum;gerçekliğine inanmasam bile gülümsüyorum ve inanın bir kaç gün sonra o sahtelik hissi uçup gidiyor,deneyin sizde :)
kisses
Sıkıntı,tasa, keder hepsi geçeerrr bize kaaar kalan nedir bu dünya da?? tabiki de Deniz Seki'nin de dediği gibi bize bir halt kalmıyor değil.Bize kalan sevgili yoldaşlar kutularca ilaç, yenmiş çikolata paketleri, pişirilmek için alınan ama yenmeyen yiyecekler ve tabiki de kutulaaaaaaarca bitmiş peçete.
Evet bizim böyle bir huyumuz var dert kelimesini duyunca bile gözlerimiz doluyor ve eminim yukarda ki aşırı 'dert' tekrarı sebebiyle şu an hıçkırıklar içindesinizdir ...
Ama size sırrımı söyleyeyim artık sadece gülümsüyorum;gerçekliğine inanmasam bile gülümsüyorum ve inanın bir kaç gün sonra o sahtelik hissi uçup gidiyor,deneyin sizde :)
kisses
4 Aralık 2011
ummadığın taş; baş mı yarar kalp mi kırar?
Bütün umutların, havası kaçmış balon gibi acı bir sesle ve hızla senden uzaklaşıyorsa ne yaparsın? Hani yaşamak istediklerini yapamadığında ve bunun sebebinin başkaları olduğunu anladığın an var ya işte o an ki yaşadığın duygu dört bir yanını sarınca ne yaparsın? Nasıl kendini kalp kırıklıklarından daha da acısı hayal kırıklıklarından korursun?
Ya zavallı Carrie gibi damadın düğününden kaçarsa , ya evlendiğin adamla sevgilin olan adam bambaşka kişilerse ve sen bunu evlenince anlarsan ya büyük umutlarla gittiğin üniversite yılların hayatının en kötü yılları olursa, ya kız kardeşinden çok yakın olduğun dostun eski sevgiline aşık olursa, ya evet demekten korktuğun her şey karşında kocaman bir dağ olup belirirse?
Bütün bu soruların cevabı var mı? İnsan nelerden vazgeçebilir?Sadece hayallerinde yaşadığı anlarına, anılarına insan nasıl güvenip sonuna kadar gider? Nasıl olur da bütün o işaretlerle gözlerini sıkıca yumarak baş edeceğini düşünür? Nasıl sesli söyleyemediğimiz şeylerin gerçekleşmeyeceğine inanırız?Nasıl korkularımızı süpürüp yerine eksik mutluluklar koyabiliriz? Bütün korkularına rağmen evleniyorsan, dostum dediğin insanı gerçekten tanıyamıyorsan, vermen gereken kararları erteliyorsan,yaşamının elinden alınmasına göz yumuyorsan; üzgünüm ama bu soruların bütün cevabı hayal kırıklığı.Sen beklentisizce yarın olmasını isterken; yarın geldiğinde senden hesap sorabilecek cesareti kendinde buluyorsa bu işte bir terslik vardır.Yarının senden istediği, senin veremeyeceğin ya da vermekten bıktığın ve kendine saklamak istediklerin ise ve onları senden almaya çalışıyorsa; üzgünüm ama sen çoktan kaybetmişsin demektir.
Sen o taşı gördüğün halde; zarar gelmez diye kafanı öbür tarafa çeviriyorsan; üzgünüm ama o taş, onu görmene aldırmadan gelip ya kafanı yarar ya da senin kalbini kırar.Sen kendini nasıl korursun bilemiyorum ama ben şimdi bir avuç dolusu üzüntü ellerim arasında oturdum bekliyorum; yarın bana neler getirecek neler götürecek diye...
3 Aralık 2011
Başka söze gerek yok; iyi ki doğdun!!
Bugün, hayatımın anlam kazanmasının sebebi olan canım Nemo'nun doğum günü. Aslında ben doğum günlerini hiç sevmem özellikle benim olunca. Ama iş sadece sana geline değişiyor. Binlerce hayalim var çok yakın gelecekte; birlikte olduğumuzda beraber geçireceğimiz doğum günlerine dair.
Bana verdiğin bu güzel yaşam için vereceğin bütün harika anılar,yıllar için teşekkür ederim.İyi ki varsın; iyi ki doğdun.Daha nice nice nice mutlu ve birlikte doğum günlerine!!
Gerçekten sevdiğin,sevildiğin birine sahip olmak bütün özel günlerden ve anlardan daha önemli. doğum günleri o kişileri ne kadar çok sevdiğimizi ve var olmalarına ne kadar sevindiğimizi göstermek için en güzel bahaneler. Ve senin doğum gününü kutlamak bütün o özel günlerden daha daha daha güzel, daha özel ve daha harika!
şimdi seninle el ele sinemada olmak ya da birlikte Kızılay da gezmek isterdim ama ben senin kilometrelerce uzağında bile olsam kalbim kalbinin hemen yanında;aklım senin aklında, ve canım senin canında...
sen sadece iyi ki varsın...
champ!
not: seni çok özledim.
2 Aralık 2011
Relationshit.
Hepimizin istediği yukarıdaki fotoğraftaki dedeyle nine gibi mutlu mesut bir yastıkta kırk yıl biliyorum.
ama ne yazık ki bazen bir adama yürümeyecek bir ilişki için yıllarımızı veririz ya da olması ihtimali olan adama tek bir şans bile vermeyiz. İşte daha başlamadan bitirdiğimiz onlarca ilişki içinden belki bir tanesi nihayete erer diye araya verdiğimiz onca kahkaha,heyecan ve gözyaşı ne yazık ki geri gelmiyor.Biz kadın kısmına bu olamayan ilişkilerden ders almak düşerken erkek cinsi sıradakine gömleğini çıkarmadan rahatlıkla geçebiliyor.
Hatalarımızı hemen ciltletir uygun raflara yerleştiririz biz; bir daha ki ilişkide açıp bakıp; özet çıkaralım da aynı hataları yapmayalım bir daha diye.Ama ben kadar sizde biliyorsunuz ki; her ilişki yeni bir başlangıcı hak eder deriz ve bütün hataları ciltlerinde tozlanmaya bırakırız.
E biz tüketme konusunda bu kadar iyiyken üretme konusunda nasıl bu kadar kötü olabiliyoruz? Tek istediğimiz bizi severken kırmayacak adamlara aşık olup mutlu sonumuza doğru parmağımızda kocaman taşlarla ilermekken; biz sadece yıprandığımız anları, anı niyetine biriktirip parmağımızda olması gereken o taşları eteğimize topluyoruz ki uygun zaman gelince fırlatıp atalım her şeyi mahvedelim diye.Amacımız belli bir sona ulaşmak ama o yolda ilerlerken yola değil yolda ki tümseklere,çukurlara,sert kavislere odaklandığımızdan ve haliyle beklediğimizden yolumuzun üstünde ki o güzel manzaraya bakmayı akıl edemiyoruz.Ben yolcu koltuğunda giderken bir arabada kontrol bende olmadığı için deliriyorum ayağımla hayali bir frene basıyorum çoğu zaman köklüyorum freni ama onun yerine kendimi manzaraya bıraksam ya da arabada ki o güzel muhabbete ya da şoföre azıcık güvensem bütün o gerilim yüzünden gerim gerim gerilmem ve kimseyi de gerginliğime mecbur etmem. ilişkilerimizde de böyle davranıyoruz.Mutsuz olmaya o kadar odaklanıyoruz ki bizi mutlu edecek detayları fark etmiyoruz bile.Ve ilişkilerimizi mahvediyoruz.
İlişkiler sadece yorar; inanın en iyisinde bile bıktırmaktan;bıkmaktan korkarız ama açıktır ki alabildiklerimizi almadığımız anda en uzun süren o mükemmel ilişkiyi meğerse yılların işkencesiymiş diye anarız.Kendi davranışlarımızı ya unuturuz ya da evet bende hatalarımın farkındayım ama benim o davranışlarımın sorumlusu yine onun davranışları diye illa karşı tarafa atacak çamur buluruz.
kısaca; size bu konuda ne desem boş;davranışlarımızı haklı çıkaracak kadar kanıksama konusunda ustayız.bu yazıyı yazmak kolaydı ama işe yarar hale getirmek o kadar kolay olmaz tabi.
söz başka bir yazıda da erkekleri kötülerim! have fun with your lovely relationshits!!
ama ne yazık ki bazen bir adama yürümeyecek bir ilişki için yıllarımızı veririz ya da olması ihtimali olan adama tek bir şans bile vermeyiz. İşte daha başlamadan bitirdiğimiz onlarca ilişki içinden belki bir tanesi nihayete erer diye araya verdiğimiz onca kahkaha,heyecan ve gözyaşı ne yazık ki geri gelmiyor.Biz kadın kısmına bu olamayan ilişkilerden ders almak düşerken erkek cinsi sıradakine gömleğini çıkarmadan rahatlıkla geçebiliyor.
Hatalarımızı hemen ciltletir uygun raflara yerleştiririz biz; bir daha ki ilişkide açıp bakıp; özet çıkaralım da aynı hataları yapmayalım bir daha diye.Ama ben kadar sizde biliyorsunuz ki; her ilişki yeni bir başlangıcı hak eder deriz ve bütün hataları ciltlerinde tozlanmaya bırakırız.
E biz tüketme konusunda bu kadar iyiyken üretme konusunda nasıl bu kadar kötü olabiliyoruz? Tek istediğimiz bizi severken kırmayacak adamlara aşık olup mutlu sonumuza doğru parmağımızda kocaman taşlarla ilermekken; biz sadece yıprandığımız anları, anı niyetine biriktirip parmağımızda olması gereken o taşları eteğimize topluyoruz ki uygun zaman gelince fırlatıp atalım her şeyi mahvedelim diye.Amacımız belli bir sona ulaşmak ama o yolda ilerlerken yola değil yolda ki tümseklere,çukurlara,sert kavislere odaklandığımızdan ve haliyle beklediğimizden yolumuzun üstünde ki o güzel manzaraya bakmayı akıl edemiyoruz.Ben yolcu koltuğunda giderken bir arabada kontrol bende olmadığı için deliriyorum ayağımla hayali bir frene basıyorum çoğu zaman köklüyorum freni ama onun yerine kendimi manzaraya bıraksam ya da arabada ki o güzel muhabbete ya da şoföre azıcık güvensem bütün o gerilim yüzünden gerim gerim gerilmem ve kimseyi de gerginliğime mecbur etmem. ilişkilerimizde de böyle davranıyoruz.Mutsuz olmaya o kadar odaklanıyoruz ki bizi mutlu edecek detayları fark etmiyoruz bile.Ve ilişkilerimizi mahvediyoruz.
İlişkiler sadece yorar; inanın en iyisinde bile bıktırmaktan;bıkmaktan korkarız ama açıktır ki alabildiklerimizi almadığımız anda en uzun süren o mükemmel ilişkiyi meğerse yılların işkencesiymiş diye anarız.Kendi davranışlarımızı ya unuturuz ya da evet bende hatalarımın farkındayım ama benim o davranışlarımın sorumlusu yine onun davranışları diye illa karşı tarafa atacak çamur buluruz.
kısaca; size bu konuda ne desem boş;davranışlarımızı haklı çıkaracak kadar kanıksama konusunda ustayız.bu yazıyı yazmak kolaydı ama işe yarar hale getirmek o kadar kolay olmaz tabi.
söz başka bir yazıda da erkekleri kötülerim! have fun with your lovely relationshits!!
ben sen ve o; birde biz üçümüz

Geçmiş günlerimi kocaman özlemlerle anmıyorum ama tekrar yaşamak istediğim bir kaç an'ım var. O anlar beni en mutlu, en özgür, en yenilmez kılan hatıralarımdı. Şimdi kendimi güçsüz, işe yaramaz, yalnız hissediyorum. Bu boşluğu sadece birlikte kahkahalar attığım insanların dolduracağını bildiğimden ve o anlara dönmenin imkansız olduğunu bildiğimden kendimi daha çok parçalanmış hissediyorum. Kendimce doğru olduğuna sonuna kadar inandığım konuları tartışmak karşımdakileri ikna etmek istiyorum. Bir şeyleri değiştirmek değil olduğu gibi kalmalarını sağlamak istiyorum.
Siz bana çok şey verdiniz nadine ve malena.Güzel muhabbetler ve bütün harika kavgalar. Barışırsanız çaylar benden!
sandariné
1 Aralık 2011
ertelenen kararlar ruha zarar verir
Aslında yapmam gereken çok şey var ama yapmaya başlayacak cesaretim,arzum yok.Ne kötü bir güne başlama yöntemi.bugün kendimi zorlayarak iterek başlıyorum yapmam gerekenlere.2 aydır sadece serdim kendimi hala uykum var,yorgunum falan ama uyuşukluğumdan kurtulup whole new life fikrine odaklanmam gerekiyor.Size de aynısını tavsiye ederim hadi canlarım eğer yapmanız gereken yapmaya başlamadığınız şeyler varsa bugün Aralık ayının ilk günü hem lanet pazartesi bile değil kalkın yapın en azından ufak bir kısmına başlayın ki sizi motive etsin.
Hala okuyor musunuz? koşun ertelenen kararlar kapıda bekliyor koşuuuun!
Hala okuyor musunuz? koşun ertelenen kararlar kapıda bekliyor koşuuuun!
30 Kasım 2011
pardon o da nedir?
RUH EŞİ...
bu konuyla ilgili söylenecek çok söz var ama ben şu kadarını söyleyip konuyu özetlemekten yanayım : YALAN!
kişinin ruhunun eşi yeri gelince kendi bile değilken nasıl karşı zat buna nasıl layık/mecbur olur? Sen kendi ruhunun derinliklerin de bilemiyorum neler yaşıyorsun ama bir sars kendini bu dayatma, saçma fikirlerden uzaklaş bak göreceksin sende; ne kadar gereksiz ve uydurma bir fikir olduğunu bunun.
kendine ruh eşi arayacağına; ruhunu doyuracak,seni mutlu edecek birini aramaya ne dersin? Evet zaten istediğin bu anlıyorum ama sana lazım olan artık bu dayatma fikirlerden kurtulup; bambaşka ama sana ait olan fikirler edinmelisin.Kişisel arzularının tatminlerinin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu unutma; sonuçta sana lazım olan ruh eşi değil sağlam memnun ve mutlu edecek bir ruh ama kendi ruhun.
bu kadar ruh dedik gece gece manyağa bağlamadan konuyu bırakıyorum; iyi geceler tatlı rüyalar kovalasın sizi sincaplar!!
bu konuyla ilgili söylenecek çok söz var ama ben şu kadarını söyleyip konuyu özetlemekten yanayım : YALAN!
kişinin ruhunun eşi yeri gelince kendi bile değilken nasıl karşı zat buna nasıl layık/mecbur olur? Sen kendi ruhunun derinliklerin de bilemiyorum neler yaşıyorsun ama bir sars kendini bu dayatma, saçma fikirlerden uzaklaş bak göreceksin sende; ne kadar gereksiz ve uydurma bir fikir olduğunu bunun.
kendine ruh eşi arayacağına; ruhunu doyuracak,seni mutlu edecek birini aramaya ne dersin? Evet zaten istediğin bu anlıyorum ama sana lazım olan artık bu dayatma fikirlerden kurtulup; bambaşka ama sana ait olan fikirler edinmelisin.Kişisel arzularının tatminlerinin ne kadar önemli ve gerekli olduğunu unutma; sonuçta sana lazım olan ruh eşi değil sağlam memnun ve mutlu edecek bir ruh ama kendi ruhun.
bu kadar ruh dedik gece gece manyağa bağlamadan konuyu bırakıyorum; iyi geceler tatlı rüyalar kovalasın sizi sincaplar!!
29 Kasım 2011
bu işin oluru yoksa
içinden çıkamadığınız ilişkiniz üzgünüm ama sizi daha da içinden çıkamayacağınız bir ayrılığa sürükler.Bu olmayan süreci uzattıkça sen ilişkimi kurtarayım ahh ben onu seviyorumm ayyy ben onsuz yapamam diye vızıklanırken canım benim sen kendine ediyorsun. bu yazımda da belirttiğim gibi sen oturup bitecek mi diye ağlarken ilişkine sanırım o kendi keyfinde,kendi hayatında yaşamaya devam ediyordur. Aynı dakikalarda sen yaşantını durdurmuş,gözyaşlarınla dertleşirken büyük ihtimalle o bir yerler de -kesinlikle seni düşünmeyerek; (şimdi kızdınız eminim) çünkü düşünse onla konuşuyor olurdun ya da gözyaşların yerine iç huzurunla dizi izliyor olurdun- keyfine keyif katıyordur senden bihaber.
reca edicem bana değil koşun aynaya orada biri olmalı karşınızda ; sinirli, üzgün, kavgaya hazır ve kalbi kırık hah evet o; onunla bir tartışın derim ben eminim daha verimli bir sonuç elde edersiniz.
ben size sizi aramayan,sizinle ilgilenmeyen adamdan ayrılın hemen demiyorum;anlatmak istediğim bak güzel kardeşim sen de eğer benim Nadine canım gibi ilgiye gerçekten gereksinim duyan bir hanımsan sana lazım olan kişi; seni bu huyunun varlığını unutturacak biri.Seni saat başı araması gerekmeyen ama sana da bu tarz bir ilgi açlığı hissettirmeyecek biri -korkma elbet bulursun- lazım.
yukarıda ki düğme varya işte ben hepimize ondan alacağım ki bu dertten kurtulalım off'a getirip aramayan adama değil dizide aşkından ölen hatuna odaklanabilelim.
Ayrılmak çözüm değil; yenisini daha iyisini bulmak,beklemek de adil ve şık bir davranış değil ama her zaman dediğim gibi kişisel çıkarlar her şeyin önünde gelir,zaten mutsuzluğunuz ikinizin değil sizindir o yüzden.Sen kendi çıkarına uymayan durumdan ötürü mutsuz olursun.
hadi off olun gençler!
reca edicem bana değil koşun aynaya orada biri olmalı karşınızda ; sinirli, üzgün, kavgaya hazır ve kalbi kırık hah evet o; onunla bir tartışın derim ben eminim daha verimli bir sonuç elde edersiniz.
ben size sizi aramayan,sizinle ilgilenmeyen adamdan ayrılın hemen demiyorum;anlatmak istediğim bak güzel kardeşim sen de eğer benim Nadine canım gibi ilgiye gerçekten gereksinim duyan bir hanımsan sana lazım olan kişi; seni bu huyunun varlığını unutturacak biri.Seni saat başı araması gerekmeyen ama sana da bu tarz bir ilgi açlığı hissettirmeyecek biri -korkma elbet bulursun- lazım.
yukarıda ki düğme varya işte ben hepimize ondan alacağım ki bu dertten kurtulalım off'a getirip aramayan adama değil dizide aşkından ölen hatuna odaklanabilelim.
Ayrılmak çözüm değil; yenisini daha iyisini bulmak,beklemek de adil ve şık bir davranış değil ama her zaman dediğim gibi kişisel çıkarlar her şeyin önünde gelir,zaten mutsuzluğunuz ikinizin değil sizindir o yüzden.Sen kendi çıkarına uymayan durumdan ötürü mutsuz olursun.
hadi off olun gençler!
Sen söyle ben ağlayayım
ne desem tarif edemem Adele dinlerken yaşadıklarımı,hissettiklerimi. O yüzden uğraşmayacağım bile. şunu yazarak bitiriyorum ; hastanım adele,bayılıyorum bitiyorum sana,yanımda bana kısacık one and only söylemen için neler vermezdim.Öperim elma yanaklarından kalp kalp
28 Kasım 2011
sevgilinin ilgilisi; alışverişin indirimlisi
girersin bir mağazaya için erir karşındaki ayakkabıyı görünce ama dersin kendine dur bekle indirime girsin öyle alayım.Sevgili bulursun bakarsın ki bu model sana uygun değil dur dersin daha iyisi gelsin; bekleyeyim.
Ve ardından ...
ne beğendiğin ayakkabı kalmıştır indirimde ne de beğenmeyip gönderdiğin sevgili ya da daha iyileri
elinde ne kalır biliyor musun?
Yürek dolusu acı.O ayakkabıyı giyeceğin yerlerin hayali, seninle daha çok ilgileneceğini sandığın sevgiliyle geçirmeyi umduğun anların düşünceleri ve sadece içinde kalan heveslerin kalır elinde.
Biz kendi cinsimize mahsus bu tarz özelliklerimizin yanında bize en zarar veren 'doyumsuzluk' huyumuzu da bağrımıza basıp onunla çay içmeye; yemek yemeye; alışverişe; sevgiliyle buluşmaya; arkadaşla dedikodu yapmaya gideriz ve evet biz hiiç doymayız.Karnımız tok,ellerimiz alışveriş torbalarıyla dolu, kalbimiz sevgiyle dolu, iki lafımızdan biri dedikodu olmasına rağmen ahh ahh bizim gözümüz aç olduğundan;doyumsuzluğumuzu tatmin edemediğimiz için hep daha iyisini isteriz. Ve elimizdekiyle yetinme fikri bunaltıcı olduğundan sadece isteriz de isteriz.Daha iyisi için beklerken belki kocaman bir pırlantadan belki kasada ki sürpriz indirimden oluruz. Tabi bunları nereden bilebiliriz ki? Sonuna kadar gitmek varken biz yolun başında sıkılıp daha iyisini beklemek için en rahat koltuğa yerleşir; karşımıza herşeyin daha iyisinin çıkmasını bekleriz;aslında var olanı daha iyi duruma getirebilmek varken...
Ve ardından ...
ne beğendiğin ayakkabı kalmıştır indirimde ne de beğenmeyip gönderdiğin sevgili ya da daha iyileri
elinde ne kalır biliyor musun?
Yürek dolusu acı.O ayakkabıyı giyeceğin yerlerin hayali, seninle daha çok ilgileneceğini sandığın sevgiliyle geçirmeyi umduğun anların düşünceleri ve sadece içinde kalan heveslerin kalır elinde.
Biz kendi cinsimize mahsus bu tarz özelliklerimizin yanında bize en zarar veren 'doyumsuzluk' huyumuzu da bağrımıza basıp onunla çay içmeye; yemek yemeye; alışverişe; sevgiliyle buluşmaya; arkadaşla dedikodu yapmaya gideriz ve evet biz hiiç doymayız.Karnımız tok,ellerimiz alışveriş torbalarıyla dolu, kalbimiz sevgiyle dolu, iki lafımızdan biri dedikodu olmasına rağmen ahh ahh bizim gözümüz aç olduğundan;doyumsuzluğumuzu tatmin edemediğimiz için hep daha iyisini isteriz. Ve elimizdekiyle yetinme fikri bunaltıcı olduğundan sadece isteriz de isteriz.Daha iyisi için beklerken belki kocaman bir pırlantadan belki kasada ki sürpriz indirimden oluruz. Tabi bunları nereden bilebiliriz ki? Sonuna kadar gitmek varken biz yolun başında sıkılıp daha iyisini beklemek için en rahat koltuğa yerleşir; karşımıza herşeyin daha iyisinin çıkmasını bekleriz;aslında var olanı daha iyi duruma getirebilmek varken...
27 Kasım 2011
oh boy!
Canım canım Lily'nin bir minik oğlu olacak önümüzde 5 ay var ama küçük kramponun heyecanı sardı herkesi. Uzun zamandır arzu ettiğimiz bir haberdi teyze olmayı duymak ben ve diğer kız kardeşlerim (ki bir klan oluşturacak kadar çok kız kardeşim var) için. Şimdi çok mesuduz.Hepimizin hain planları var ben mesela bu blog'un her satırını ezberletmeyi düşünüyorum; kızlarla nasıl konuşulur; moda nedir; neden ayakkabı almak bizim için nefes almak kadar gerekli bunların hepsini kanıksatmak nihai planımdır efenim.
Bundan sonraki bütün hedeflerim bu çocuğu süper bir sevgili,eş olmaya yönelik yetiştirmektir ki vatana millete hayırlı olsun değil mi sevgili vatandaşlarım,yurttaşlarım!!
saygılar bizden!
Bundan sonraki bütün hedeflerim bu çocuğu süper bir sevgili,eş olmaya yönelik yetiştirmektir ki vatana millete hayırlı olsun değil mi sevgili vatandaşlarım,yurttaşlarım!!
saygılar bizden!
26 Kasım 2011
fısır fısır
Bugün nadine geliyor,bir kaç saate burda olur.Kendisiyle sanırım en soooon ekim sonu falan görüştük,sık sık telefonda falan konuşuyoruz tabi ama yüzyüze olmak kadar olmuyor.Ve bugün ahtım olsun deliler gibi dedikodu yapcem kardeş.Ahh ahretlik diye başlayan cümlelerimi yaa yaaa diye bitirmek kesin kararım. Karşında dedikoduna can veren insan olunca lafın tadı ayrı çıkıyor değil mi?
bir de şöyle tipler vardır ki;kendileri vırvırellalar olduğu için sıra sana gelip de iki lafın belini kırmaya niyetlenemiyosun bile.Ha es kaza diyelim laf sana geldi anlatmaya başladın daha ilk nefes alma molanda bir bakıyorsun hooopp elinden almış neyin varsa kendisi başlamış konuşmaya.Arkadaşım birde hep kendini anlatır bu zaatlar.Hayır sen ne yaşıyosun da bu kadar anandan bacından anlat anlat bitmiyor,niye sıra bana gelmiyor değil mi?
sen mesela karşındakini normal bilip başlıyorsun ya konuşmaya;aa bir anda bakıyorsun kimse seni dinlemiyor, kız kendi aleminde.Bu alakasız bir adama oturup son dönem ayakkabı modasını anlatmaktan daha tatsız bir durum inanın yani.
Neyse keyfim yerindeyken bozulmasın ahh Nadine kardeeeş gel gel de ağzımız yamulsun konuşmaktan!!
sizede esenlikler efenim..
bir de şöyle tipler vardır ki;kendileri vırvırellalar olduğu için sıra sana gelip de iki lafın belini kırmaya niyetlenemiyosun bile.Ha es kaza diyelim laf sana geldi anlatmaya başladın daha ilk nefes alma molanda bir bakıyorsun hooopp elinden almış neyin varsa kendisi başlamış konuşmaya.Arkadaşım birde hep kendini anlatır bu zaatlar.Hayır sen ne yaşıyosun da bu kadar anandan bacından anlat anlat bitmiyor,niye sıra bana gelmiyor değil mi?
sen mesela karşındakini normal bilip başlıyorsun ya konuşmaya;aa bir anda bakıyorsun kimse seni dinlemiyor, kız kendi aleminde.Bu alakasız bir adama oturup son dönem ayakkabı modasını anlatmaktan daha tatsız bir durum inanın yani.
Neyse keyfim yerindeyken bozulmasın ahh Nadine kardeeeş gel gel de ağzımız yamulsun konuşmaktan!!
sizede esenlikler efenim..
25 Kasım 2011
bu bizim tercihimiz
kendimizi düşürdüğümüz durum sadece bizim tercihlerimizin harika sonuçlarıdır. Eğer toplum içinde bağır çağır bir kavga sonu tokadı yediysen erkek arkadaşın denen - hödük,aşağılık, karaktersiz, adam sıfatını hak etmeyen - o şahıstan;üzgünüm ama senin tercihinin en muhteşem sonucu budur ya da tokat yerine kocaman bir pırlanta.
Onun şiddetini,hiddetini görmek istemeyen,görsen de kabullenmeyen,değişir ben onu değiştiririm diye kendine kocaman özgüveni olan ve o kocaman özgüveni ufaldıkça esareti artan sensin.
Biz hep en iyi tercihleri yapmak niyetiyle en kötü sonuçlara kalırız.O pırlantaya erişmek umuduyla hep gözümüzü kapatırız en kötü anlarda ve en güzel anı hayal ederiz.Bir iki güzel hatırayla avunur,hep onlardan güç almaya çalışırız.Biz evlilik kavramını hayatımızın temeline oturttuğumuz için 30lu yaşlarında bekar ama kendine yeten bir kadın olmayı değil; 24 yaşında gözünde yaşlarla telli duvaklı, evli olmayı isteriz. Mutluyken bile hep bir mutsuzluk ararız,illa rüzgara karşı yalnız yürür;saçlarımızın dalgalarına karışan gözyaşlarımızı dökeriz .Biz en mutlu anımızı bile siyah beyaz acıklı sahnelere döndürmenin en kolay yolunu bir damla gözyaşın da buluruz.
biz hiç sormayız kendimize; bu mutsuzluğun temeli nedir? biz niye kaygısızca kahkaha atmak yerine ardından gelebilecek olan kavgalara karşı gardımızı almış bekleriz.Biz hep en kötüyü bekleriz.O tokattır belki en etkileyici son ama biz onuda sineye çekeriz,biz kadınız,biz sinmek zorundayız çünkü hislerimizin emrinde yaşarız biz.Mantığımızı yanımıza alıp,cesaretimizle kol kola göğüs geremeyiz o tokada.Biz başımızı eğer,sesimizi keser,bir rüzgar bekleriz gözyaşlarımızla birlikte acılarımızı da alsın götürsün diye.
eğer sen kadınsan ve o tokada yaklaşmışsan,eğer bir erkeğin şiddetine,hiddetine maruz kalmışsan;canım benim ne olursun kaç kurtar kendini o adamdan.Sen kimseyi değiştirecek güce sahip değilsin.Sen gücünü kendine sakla ve bir an önce hayatını kurtar.
Bugün 'kadına yönelik şiddetle mücadele günü';sende kendi şiddetinle mücadele et bugün!
Onun şiddetini,hiddetini görmek istemeyen,görsen de kabullenmeyen,değişir ben onu değiştiririm diye kendine kocaman özgüveni olan ve o kocaman özgüveni ufaldıkça esareti artan sensin.
Biz hep en iyi tercihleri yapmak niyetiyle en kötü sonuçlara kalırız.O pırlantaya erişmek umuduyla hep gözümüzü kapatırız en kötü anlarda ve en güzel anı hayal ederiz.Bir iki güzel hatırayla avunur,hep onlardan güç almaya çalışırız.Biz evlilik kavramını hayatımızın temeline oturttuğumuz için 30lu yaşlarında bekar ama kendine yeten bir kadın olmayı değil; 24 yaşında gözünde yaşlarla telli duvaklı, evli olmayı isteriz. Mutluyken bile hep bir mutsuzluk ararız,illa rüzgara karşı yalnız yürür;saçlarımızın dalgalarına karışan gözyaşlarımızı dökeriz .Biz en mutlu anımızı bile siyah beyaz acıklı sahnelere döndürmenin en kolay yolunu bir damla gözyaşın da buluruz.
biz hiç sormayız kendimize; bu mutsuzluğun temeli nedir? biz niye kaygısızca kahkaha atmak yerine ardından gelebilecek olan kavgalara karşı gardımızı almış bekleriz.Biz hep en kötüyü bekleriz.O tokattır belki en etkileyici son ama biz onuda sineye çekeriz,biz kadınız,biz sinmek zorundayız çünkü hislerimizin emrinde yaşarız biz.Mantığımızı yanımıza alıp,cesaretimizle kol kola göğüs geremeyiz o tokada.Biz başımızı eğer,sesimizi keser,bir rüzgar bekleriz gözyaşlarımızla birlikte acılarımızı da alsın götürsün diye.
eğer sen kadınsan ve o tokada yaklaşmışsan,eğer bir erkeğin şiddetine,hiddetine maruz kalmışsan;canım benim ne olursun kaç kurtar kendini o adamdan.Sen kimseyi değiştirecek güce sahip değilsin.Sen gücünü kendine sakla ve bir an önce hayatını kurtar.
Bugün 'kadına yönelik şiddetle mücadele günü';sende kendi şiddetinle mücadele et bugün!
24 Kasım 2011
canımın sıkıntısı bi defolsan artık?
bu kadar çok canımın sıkılmasından bıktım artık,hayatımın düzeni; sıkıldım, sıkılmadım, sıkıldım, sıkıldım şeklinde ilerliyor.Kendimi hiç bu kadar hiç hissetmemiştim.içimden gelen çıkmak,delirmek,sokaklarda gezmek ama ne yazık ki yaşadığım şehirde akşam 9 itibariyle sokaklarda sadece korkulacak tipte insanlar yaşıyor;herkes evinde dizi izliyor ya da gecenin körünü bekliyorlar gecelere akmak için.İşte bu tarz yaşamlar bana göre değil;bıkkınlığım ne olur bırak yakamı!!
herkesin içinde mi??
Evlenme teklifiniz samimi ikinize özel bir şekilde mi olmalı yoksa bazı kimselerin yaptığı gibi orkestralar,sinema salonları,deli ötesi şık mekanlar gibi sanki ilişkiniz kamu malıymış gibi ortalıklara mı serpilerek mi olmalı? sanırım benim fikrimi anladınız sevgili namzetler.
Millet bide kaydediyor evlenme teklifini sooora feyse falan koyuyor utanmıyor yayıyor bunu;e izlerken içimiz eriyor yani yalan değil ama şahsen sinemada,ya da akşam yemeğinde mekanda ki bütün herkesin önünde böyle bir şey yaşamak istemem.Afişe olmayı sevmiyorum arkdaş ne yapayım;samimi,içten ve bize ait bir şey olmalı.Şimdi düşünüyorum;mesela bir heyecan gitmişiz sinemaya süper bir bilim kurgu film izleyeceğiz reklamlardan sonra ikimizin fotoğrafı,videosu falan ay derim bir yanlışlık var herhalde,hiç üstüme alınmam yani o kadar; e bide cevap beklerse karıştırdın galiba kardeş der; roud runner hesabı arkamda toz bulutu bırakarak koşar kaçarım;yani küsmece darılmaca olmasın eminim sinemada evlenme teklifi alıp beğenen insanlar gayet şahsına münhasır kişilerdir ama yeminlen benim yapabileceğim bir şey değil;herkes bana bakacak içinden belki küfür edecek falan yani sonra ben o yüzüğü seyretmek, bakmak isterim e karanlık salonda nasıl olcak o iş?
gayet doğal alışveriş yapıp eve dönünce, ya da arabaya bindiğim anda ya da en büyük hayalim tünelde evlenme teklifi almak ama o da imkansız bide video olayına karşı değilim başka bir arkadaşımız kaydedebilir karşı olduğum bunun feyse falan yaydırma mantığı.Neden arkadaş ya neden?
ay neyse konudan sapmayalım sevgili blog'um; en romantik an; ikimizin yanyana olduğu andır,evlilik ikimizi bağlar ve bunun teklifi en özel anda ikimize ait bir zamanda olmalıdır;mesela parkta mesela köprüden trafiğe bakarken; seninle olmayı sevdiğim bir yerde seninle olmaya söz vermek en özel andır.
tekrarlıyorum sinema olayını yaşayanlar sizi kucaklıyorum;cesaretiniz ve özgüveninizden ötürü ama kusura bakmayın da nasıl eveet dediniz ya??
Millet bide kaydediyor evlenme teklifini sooora feyse falan koyuyor utanmıyor yayıyor bunu;e izlerken içimiz eriyor yani yalan değil ama şahsen sinemada,ya da akşam yemeğinde mekanda ki bütün herkesin önünde böyle bir şey yaşamak istemem.Afişe olmayı sevmiyorum arkdaş ne yapayım;samimi,içten ve bize ait bir şey olmalı.Şimdi düşünüyorum;mesela bir heyecan gitmişiz sinemaya süper bir bilim kurgu film izleyeceğiz reklamlardan sonra ikimizin fotoğrafı,videosu falan ay derim bir yanlışlık var herhalde,hiç üstüme alınmam yani o kadar; e bide cevap beklerse karıştırdın galiba kardeş der; roud runner hesabı arkamda toz bulutu bırakarak koşar kaçarım;yani küsmece darılmaca olmasın eminim sinemada evlenme teklifi alıp beğenen insanlar gayet şahsına münhasır kişilerdir ama yeminlen benim yapabileceğim bir şey değil;herkes bana bakacak içinden belki küfür edecek falan yani sonra ben o yüzüğü seyretmek, bakmak isterim e karanlık salonda nasıl olcak o iş?
gayet doğal alışveriş yapıp eve dönünce, ya da arabaya bindiğim anda ya da en büyük hayalim tünelde evlenme teklifi almak ama o da imkansız bide video olayına karşı değilim başka bir arkadaşımız kaydedebilir karşı olduğum bunun feyse falan yaydırma mantığı.Neden arkadaş ya neden?
ay neyse konudan sapmayalım sevgili blog'um; en romantik an; ikimizin yanyana olduğu andır,evlilik ikimizi bağlar ve bunun teklifi en özel anda ikimize ait bir zamanda olmalıdır;mesela parkta mesela köprüden trafiğe bakarken; seninle olmayı sevdiğim bir yerde seninle olmaya söz vermek en özel andır.
tekrarlıyorum sinema olayını yaşayanlar sizi kucaklıyorum;cesaretiniz ve özgüveninizden ötürü ama kusura bakmayın da nasıl eveet dediniz ya??
23 Kasım 2011
kırmızı bere
kırmızı bere;aşkın simgesidir ;ben,nadine ve melena için taa yıllar önce Elizabethtown isimli bu filmi http://www.imdb.com/title/tt0368709/ izlediğimiz günden ve Clarie'de gördüğümüzden beri.Uzun uzun arayışlar sonucu ben aslında çok da beğenmediğim 3 tane bere almıştım.melane 2 tane almıştı sanırım. nadine ise ördürtmüştü.Bir tek o beğenmişti ama aslında hepimizin istediği; bize o bereleri temsil eden aşkı yaşadığımız sevgililerimizin almasıydı.Daha öncede bahsettiğim 4,5 senelik ilişkimde bir kırmızı bere görmedim ben nemo'dan,utanmadım ağzımlada söyledim yani ama 'siparişle olmuyor bu işler' diye bir cevap aldım... Kaşlarım dimdik havada; yarı sinirle karışık büyük ölçüde hıh duygusu içerdiler uzunca süre ama nafile;indirdim kaşımı döndüm asşkımın beresiz başına.
belkide illa aşkı sembolize etmemek lazım;mesela ben illa yakut yüzük isterim.Aşkın taşıdır zira yakut.Pırlanta benim için fazla evliliği simgeliyor,sevemiyorum ama tabii kocaman bir tifanny'e ya da harry winston'a asla hayır demem ^^
Neyse konudan sapmayalım.Aşk, sadece içimizde yaşatabileceğimiz bir duyguysa eğer; neden mektuplara kalpler çizerek, hediyelerimizi aşkı temsil eden reklerle doldurarak illa ki yansıtmaya çalışırız?Neden sadece marka logolu paketin içinde veremeyiz hediyemizi neden daha güzel paketler için uğraşırız?
a)Onu önemsediğimizden mi
b)kendimizi gösterme çabamızdan mı yoksa
c)aşkımızı hep yaşatma arzumuzdan mı?
hepimizin a şıkkını işaretlediğine eminim.
aşkla kalın <3
belkide illa aşkı sembolize etmemek lazım;mesela ben illa yakut yüzük isterim.Aşkın taşıdır zira yakut.Pırlanta benim için fazla evliliği simgeliyor,sevemiyorum ama tabii kocaman bir tifanny'e ya da harry winston'a asla hayır demem ^^
Neyse konudan sapmayalım.Aşk, sadece içimizde yaşatabileceğimiz bir duyguysa eğer; neden mektuplara kalpler çizerek, hediyelerimizi aşkı temsil eden reklerle doldurarak illa ki yansıtmaya çalışırız?Neden sadece marka logolu paketin içinde veremeyiz hediyemizi neden daha güzel paketler için uğraşırız?
a)Onu önemsediğimizden mi
b)kendimizi gösterme çabamızdan mı yoksa
c)aşkımızı hep yaşatma arzumuzdan mı?
hepimizin a şıkkını işaretlediğine eminim.
aşkla kalın <3
Marilyn Monroe - Norma Jeane
Sen kimsin? Hangi sen gerçek sensin? Başkaları için yeni huylar,alışkanlıklar mı edindin yoksa kendin için başkaları olmadın mı?Acaba ben farklı olmalıyım diye düşündüğün için mi bu benzerliğin içine düştün yoksa gerçekten herkes herkesin aynası/aynısı mı?
22 Kasım 2011
itiraf edin sizin de tek istediğiniz bu
canlarım itiraf edin hayat size ne verirse versin; hayatınızda biri yoksa nothing else matters değil mi?Geriye kalan hiç bir şeyin anlamı yok eğer bir adam yoksa.
Bütün şikayetlerini dinleyecek,bütün kahırlarını çekecek; ayın o malum günlerinde süper anlayışla size çikolatalar alacak biri yoksa eğer ne önemi var kariyerin,sevincin,gezmenin,dolaşmanın...
kızım sana bir uyarı;bunları hissetmen güzel, doğal falan ama tavsiyem kendine bir güzellik yap sen varsan gerisi yalan bunu anla.Senin ihtiyacın olan tek şey kendine inanmak.
üzme kendini hiç yalnızım diye,kendi başına mutlu olmayı öğrendiğin an; bunu senle paylaşmaya can atan birini bulacaksın.
hadi koş aynaya kocaman öp kendini!
Bütün şikayetlerini dinleyecek,bütün kahırlarını çekecek; ayın o malum günlerinde süper anlayışla size çikolatalar alacak biri yoksa eğer ne önemi var kariyerin,sevincin,gezmenin,dolaşmanın...
kızım sana bir uyarı;bunları hissetmen güzel, doğal falan ama tavsiyem kendine bir güzellik yap sen varsan gerisi yalan bunu anla.Senin ihtiyacın olan tek şey kendine inanmak.
üzme kendini hiç yalnızım diye,kendi başına mutlu olmayı öğrendiğin an; bunu senle paylaşmaya can atan birini bulacaksın.
hadi koş aynaya kocaman öp kendini!
eyeliner çekebilenleri çekemiyorum çünkü ben eyeliner çekemiyorum
Arkadaş nasıl beceripte kendinize,kendi göz kapağınıza eyeliner çekebiliyosunuz siz ya? Neyse yazının mecazı gerçeklik de içerse dönelim çekememeye.
Nasıl garip çalışıyor bizim beynimiz sevgili hanımkızlar? Bu erkek milleti kadar sulardan serin kimse yoktur; en banane diyen kadın kişisi bile başkasında gördüğü ayakkabıdan boyfriend ine herşeyini kıskanır,çekemez en son nokta olarak çirkefe bağlar elinden alır falan.
Birde bu kıskanç arkadaşlarımızın şöyle bir şekli vardır;hatun kendini bir halt sanıyodur,senin saç kesimine yorum yapmaz 1 hafta sonra aynısını gider kestirir kendisi düşünmüş yapmış gibi.Senin odanda ki abajura bir göz ucuyla bakar cool takılcam diye kasar sonra hop bir bakarsın bayıldım aldım triplerinde kendinede aynından alır; sanki kendi yapmış birleştirmiş gibi fabrikada ki makineden çok övünür sayko. Ve dahası.
Bak eğer o kızlardan isen reca etçem git aynaya bak dürüst ol;birinin bir takım bir şeysini beğenmek ayıp değildir;aa güzelmiş dediğin zaman aslında sana hiç yakışmasada arkadaşında olduğu için hasetinden gidip aldığın incilerin dökülmez.Azıcık dürüst ol lan valla hayat daha güzel. hadi canım kib.
Nasıl garip çalışıyor bizim beynimiz sevgili hanımkızlar? Bu erkek milleti kadar sulardan serin kimse yoktur; en banane diyen kadın kişisi bile başkasında gördüğü ayakkabıdan boyfriend ine herşeyini kıskanır,çekemez en son nokta olarak çirkefe bağlar elinden alır falan.
Birde bu kıskanç arkadaşlarımızın şöyle bir şekli vardır;hatun kendini bir halt sanıyodur,senin saç kesimine yorum yapmaz 1 hafta sonra aynısını gider kestirir kendisi düşünmüş yapmış gibi.Senin odanda ki abajura bir göz ucuyla bakar cool takılcam diye kasar sonra hop bir bakarsın bayıldım aldım triplerinde kendinede aynından alır; sanki kendi yapmış birleştirmiş gibi fabrikada ki makineden çok övünür sayko. Ve dahası.
Bak eğer o kızlardan isen reca etçem git aynaya bak dürüst ol;birinin bir takım bir şeysini beğenmek ayıp değildir;aa güzelmiş dediğin zaman aslında sana hiç yakışmasada arkadaşında olduğu için hasetinden gidip aldığın incilerin dökülmez.Azıcık dürüst ol lan valla hayat daha güzel. hadi canım kib.
21 Kasım 2011
aslında sen hep kendini kandırırsın...
Sıkı sıkı sarılsan da hislerine aslında sen hep kendini kandırırsın.Belkide hayatını özetleyen cümle budur.Aşk acısı çekersin arkadaşına koşarsın,dizin kanar annene koşarsın,canın sıkılır kuzenine koşarsın,ilgi istersin babana koşarsın ama sen hep kendini kandırırsın çünkü sen zaten seni geri çevirme lüksü olmayan insanlara gidersin en yalnız en sessiz en hissiz kaldığın anlarda.
Sen ne yaparsan yap hep kendini kandırırsın; inanıyorum dersin şüphe edersin,beklerim dersin sabırsızlanırsın, olur dersin olduramazsın,gelirim dersin gitmek istemezsin.Sen hep muhtaç olduğun insanlara yaranmaya çalışırsın; çünkü sen kendini onlarsın olamayacağına inandırmışsındır ve ihtiyacın olmasa da onlara muhtaçsındır;çünkü sen acizsindir ve bu yazıyı gerçek olduğunu bile bile okursun sinirlenirsin,itiraaf bile edemezsin.
Sen sadece avutursun kendini;aşk acısının geçeceğine umarsın;sana geri döneceğine inanırsın, herkes senle olacak sonsuza,senin ömür biçtiğin sonsuza, kadar sanırsın, sen itiraf edemezsin ama sen böyle olmaya devam ettikçe böyle kalmaya mecbursundur.
Kendini zavallı acılarına gömersin, gerçekleri duyunca sinirlenirsin çünkü gerçekler doğrudur ve sende bilirsin;bildiğin için daha çok sinirlenirsin ama neylersin sen bu döngüde yaşamaya sadece sen yüzünden mecbursun ve kurtulmanın tek yolu bırakmaktır peşini hissettiklerinin.
20 Kasım 2011
gud nayt silip tayt
![]() |
| Resim yazısı ekle |
bebişim derdik bi ara burhancığım derdi avrupa yakasında;hala izledikçe yarılırım; pek bi keyifliydi demesi;dalga geçer gibi bir samimiyet falan gösteriyosun ama çok fifi yani o kişi esasen.
Bide canı gönülden bebişim diyenler varya işte onlara sleep tight diyorum çok iyi uyuyun ki uyanınca bambaşka biri olun;süper kaliteli class falan.neyse hadi cicilerim gidinde uyuyun zihniniz açılsın.
! unutmadan bana dikiş makinası lazım nasıl alınır hiç bilmiyorum bi yol gösterene muhtacım.
christian louboutin gelse keyfim yerine gelmez
kör talihim kara bahtım yerli yerinde kıpırdaman dururken nedense canım bir iyi oluyor bir kötü.Her can sıkıntısında soluğu aldım sinema; dar geliyor bana artık zaten vampirle kurt arasında seçim yapıp vampiri seçen zavallı Bella'dan başka da izleyecek bir şey yok anlaşılan.
Evet yine üzgünüm ama inan ki pürüpak blog sayfası ne senden ötürü ne benden ötürü.
Eey başlayamayan hayatım,yıpranmış gözkapaklarım ve kırışmasın diye dualar ettiğim cildim;siz kadar kıymeti yok şu anın bana.siz hep varolun bende neyse buda bir şeydir diye sevineyim en azından.
sımsıkı sarıldım bays.
Evet yine üzgünüm ama inan ki pürüpak blog sayfası ne senden ötürü ne benden ötürü.
Eey başlayamayan hayatım,yıpranmış gözkapaklarım ve kırışmasın diye dualar ettiğim cildim;siz kadar kıymeti yok şu anın bana.siz hep varolun bende neyse buda bir şeydir diye sevineyim en azından.
sımsıkı sarıldım bays.
i present to you the relationship agreement
Adam boşuna dahiyim demiyor.Sheldon sayesinde belki de bizde sonunda telefonunu kurcalamak,maillerini taramak,facebooktan arkadaş silmek gibi gaaayet doğal haklar meşrulaştırabiliriz.Mesela erkeklerin özel günlerde mücevher alması en azından ayakkabı bilemedin çanta alması mecburiyet olurken; biz sevgili hanımların dırdır etmeside yasal suç kapsamında değerlendirilebilir (Nadine' e selam olsun).Böylelikle kadın kısmı huzuru parıltıda bulur; erkek kısmısı huzuru kadında bulur.Nası fikir kardeş?
İşte ben burdan Sheldon!ı öylece kabul eden kendisi de weirdo olan Amy Farrah Fowler'a sevgilerimi ve hörmetlerimi gönderirirm efenim zira kendisi kadın milletine örnek teşkil edebilecek genişliğe sahip olup aynı zamanda da gayet ilişki canlısıdır.Go yankie; kim tutar seni!
İşte ben burdan Sheldon!ı öylece kabul eden kendisi de weirdo olan Amy Farrah Fowler'a sevgilerimi ve hörmetlerimi gönderirirm efenim zira kendisi kadın milletine örnek teşkil edebilecek genişliğe sahip olup aynı zamanda da gayet ilişki canlısıdır.Go yankie; kim tutar seni!
BASS the best
sevgili erkekler ve kendini erkek sanan herbişeyler;lütfen ya azıcık chuck Bass e bakın ilham falan alın öyle giyinin,coşun coşturun,kırmızı pantolon giymek birşeyleri sembolize etmez korkmayın sadece sizi zevkli ve classy yapar.Bana kulak verin;cesur olun giyin artık giyinin ki sizede dönüp baksınlar.
Sevgili Bass' in etkisi umarım bizim yağız Türk delikanlılarımıza da bir nebze olsun yansır,tesir falan ederde kırmızı pantolon giymenin bir şeyin simgesi olmadığını idrak ederler
Ah sevgili kro seven kızlar,maço sevgilim olsun diye geberenler, sevgililerine babalarından çok hesap veren hanımlar; işte sizin yüzünüzden biz mecburen etrafta parlak takımlarla, rugan kunduralarla gezen 20 yaşlarında ki tipleri ağır abilere maruz kalıyoruz.
Adananın çorak topraklarında; kendini özgürce modaya teslim etmek isteyen beyefendiler varsa bir adım öne çıksınlar 'bende varım' desinler;inanın kayıptan çok kazanç olur!
|
| beğenmeyen beri gelsin de bize yer kalsın |
Ah sevgili kro seven kızlar,maço sevgilim olsun diye geberenler, sevgililerine babalarından çok hesap veren hanımlar; işte sizin yüzünüzden biz mecburen etrafta parlak takımlarla, rugan kunduralarla gezen 20 yaşlarında ki tipleri ağır abilere maruz kalıyoruz.
Adananın çorak topraklarında; kendini özgürce modaya teslim etmek isteyen beyefendiler varsa bir adım öne çıksınlar 'bende varım' desinler;inanın kayıptan çok kazanç olur!
19 Kasım 2011
merry-go-round - and stop time to time pls!
Atlı karıncaya binmek kadar keyifli ama bi o kadar sıkıcı ne var acaba? A buldum tabikide sıradan dümdüz hayatını yaşamak aynı döngü de, gazetelerin verdiği kırılması imkansız bardaklar kadar sağlam... O döngüdür ki seni bazen sana bazen başkasına mecbur,muhtaç eder.Sana tavsiyem minnoşum atlı karıncayı seviyorsan bir kere daha düşün derim ben. Döne dolaşa aynı hayatı yaşarsın,umarsın belki bir gün değişir diye ama annem unutma sen eğer okula yürüdüğün yolu,sınıfta oturduğun sırayı,her gün taktığın çantayı değiştirmiyorsan hiç nerde kaldı ki hayatının süper ötesi kalıcı döngüsü kırılsın.
ah ahretliğim sen hiç düşünmez misin ben ne yapsam da azıcık tatlandırsam hayatımı diye,ben sana çözüm üretiyorum şimdi hemen kalk en yakınından kız arkadaşının canına yapış koş iki metre kumaş al bir şey dikmeye çalış;bak göreceksin belki bir hobin belki bir fobin olacak şıp diye döngün çatırdamaya başlayacak.
atlı karınca döner döner döner;sadece kendi döngüsünde döner sen arada bir kahkaha atmazsan sadece somurtarak oturursun hayatındada olduğun gibi. hadi esenlikler
ah ahretliğim sen hiç düşünmez misin ben ne yapsam da azıcık tatlandırsam hayatımı diye,ben sana çözüm üretiyorum şimdi hemen kalk en yakınından kız arkadaşının canına yapış koş iki metre kumaş al bir şey dikmeye çalış;bak göreceksin belki bir hobin belki bir fobin olacak şıp diye döngün çatırdamaya başlayacak.
atlı karınca döner döner döner;sadece kendi döngüsünde döner sen arada bir kahkaha atmazsan sadece somurtarak oturursun hayatındada olduğun gibi. hadi esenlikler
geçmiş geri gelmeyecek
Geride bıraktığın her gecenin keyfini hatırlayarak ya da her sabahın acısını unutmayarak eline bir şey geçmez ey fani!!Yapman gereken belli uyan ve ayağına en güzel ayakkabını giyip çamur olmamasını umarak yeni bir güne başla. Geride kalan sana keyif bile veriyorsa geride kalmışlığı hep üzer seni,bu yaman çelişkiden uzak dur ve kendini bir şövalye gibi koruma zırhına hapset.En çok kendi kederinden kork!Kendi kendine kaldığında düşündüklerindir seni uyutmayan kaz tüyü yorganın içinde.
bir umutla seni terk eden sevgilinin de sen kadar geçmiş güzel günleri anmasını istersin ama unutursun ki sen vakko cüzdanında bile hala onla olan fotoğrafınızı taşırken o seni maziye gömme çalışmalarına başlamıştır.
Erkek cinsinin en çok seveni bile hayatını,aşkını,sevgisini,acısını mantık düzlemine yerleştirir ve makul olmayı öğrenir.Sen ve bütün beklentilerin karşında oturmuş çay kahve içerken; o hayatının kalan kısmına başlamıştır bile,sen çalmayacak telefonun başında satırlar dolusu nefret mesajları yazarken gözlerinde fırtınalarla; o sadece sessizce televizyon izler ya da gidip senden sadece ya bitti işte diyecek kadar konunu açıp; muhabbetine kaldığı yerden devam eder ve seni milim milim adım adım unutur.
Sen güzel kızım,kendine sor bakalım bu adam seni bu kadar üzdüyse onla bir ömür geçirmeye değer mi? Senden seni severek ayrılacak adam daha anasının karnında ki sefasını bitirip de doğmaya tenezzül etmedi.Ben ki aslanlar gibi 4,5 senedir sever sevilirim bu benim yegane ve gerçek fikrimdir.
akkıllı ol sana akıllı desinler evladım (halama selam olsun)
bir umutla seni terk eden sevgilinin de sen kadar geçmiş güzel günleri anmasını istersin ama unutursun ki sen vakko cüzdanında bile hala onla olan fotoğrafınızı taşırken o seni maziye gömme çalışmalarına başlamıştır.
Erkek cinsinin en çok seveni bile hayatını,aşkını,sevgisini,acısını mantık düzlemine yerleştirir ve makul olmayı öğrenir.Sen ve bütün beklentilerin karşında oturmuş çay kahve içerken; o hayatının kalan kısmına başlamıştır bile,sen çalmayacak telefonun başında satırlar dolusu nefret mesajları yazarken gözlerinde fırtınalarla; o sadece sessizce televizyon izler ya da gidip senden sadece ya bitti işte diyecek kadar konunu açıp; muhabbetine kaldığı yerden devam eder ve seni milim milim adım adım unutur.
Sen güzel kızım,kendine sor bakalım bu adam seni bu kadar üzdüyse onla bir ömür geçirmeye değer mi? Senden seni severek ayrılacak adam daha anasının karnında ki sefasını bitirip de doğmaya tenezzül etmedi.Ben ki aslanlar gibi 4,5 senedir sever sevilirim bu benim yegane ve gerçek fikrimdir.
akkıllı ol sana akıllı desinler evladım (halama selam olsun)
18 Kasım 2011
sayın 3 harfli
Evet hanımlar beyler;'gerçek aşk' gerçekten de var.Bütün masallarda ki bütün prince charming ler gerçek,her kadın için kendi beyaz atlı süvarisi her erkek içinde kendi nazenin prensesi var. Söz konusu prens kurbağa kılığında da olsa başında tüy olan bir şapkası da olsa ya da hırsız dahi olsa bilemedin alaaddin gibi başında bezle geziyor bile olsa tek gerçek var oda onun bir prens olması.
Sevgili sen; eminim içinde bir parça umutsuzluk vardır eğer gerçek aşkı bulamadıysan ben sana sadece aramaya devam et derım.Birini gerçekten sevmek onu aklından çıkaramamak değil aklına her geldiğinde seni gülümsetebilmesi içinin huzur kaplamasıdır.
Ben aşk ilişkisinden huzur beklerim.Kadın kişisi dırdırdan vırvırdan uzak; adam kişisi alakadar ve şefkatli olmalıdır.karşılıklı olarak kendini değil onu düşünmelisin bunuda kasmadan farkında bile olmadan yapabilmelisin.Bunlar benim kendi yaşadıklarımdan çıkardıklarım.
Sana kısaca şunu diyorum; kendinize gelin şu an elinizde olanla yaşayın olmayanla ya da olacaklarla değil.
İlişki olayını çözmüş erenler sizlere selam olsun!
onion tears
soğan seni ağlatır birde yarım kalan hayaller,gidemediğin yerler,alamadığın ayakkabılar,içinde kalan nefretin,kavga edemediğin öğretmenin ,saçını başını yolamadığın arkadaşın(!) ve sevgililerin.
işin kuralı budur sen eğer kadın cinsine mensupsan; gözyaşların louis vuitton çantanın içindedir hep.Sen her ne kadar kavgada çirkef,ilişkide dırdırcı olsan bile gururunun başı dimdiktir ve hep ardından ağlarsın.Belki hüngür hüngür belki kirpik diplerinde kalan gizli bir damla yaş. Çünkü sen en soğuğundan bile kadınsan vay haline en yakın dostların akıp giden gözyaşlarındır.
En yakın arkadaşın sana sarılsa bile gözyaşın kadar seni anlayıp sarıp sarmalayamaz.Ağla canım ağla;gözyaşındır seni anlayan ve anlayacak olan ama unutma hıçkırık en acı düşmandır.O yüzden cancağızım sessiz ağla. öperim gözyaşlarımızdan...
işin kuralı budur sen eğer kadın cinsine mensupsan; gözyaşların louis vuitton çantanın içindedir hep.Sen her ne kadar kavgada çirkef,ilişkide dırdırcı olsan bile gururunun başı dimdiktir ve hep ardından ağlarsın.Belki hüngür hüngür belki kirpik diplerinde kalan gizli bir damla yaş. Çünkü sen en soğuğundan bile kadınsan vay haline en yakın dostların akıp giden gözyaşlarındır.
En yakın arkadaşın sana sarılsa bile gözyaşın kadar seni anlayıp sarıp sarmalayamaz.Ağla canım ağla;gözyaşındır seni anlayan ve anlayacak olan ama unutma hıçkırık en acı düşmandır.O yüzden cancağızım sessiz ağla. öperim gözyaşlarımızdan...
17 Kasım 2011
iç pilav ve hayat
İç pilav bir insana neler edebilir?işte bütün mesele buydu.Ben farkında olmadan yediğim iki tabak iç pilav sonunda;hayat ve iç pilav arasında bir denge olduğunu fark etttim.(geyik geliyor dikkat dikkat) Her kaşıkta ayrı lezzet almana sebep olan fıstık,üzüm,tarçın ve dahası.Biraz mutluluk, biraz acı, biraz tuz, biraz şeker.İşte bütün bunları bir tabak iç pilavda bulmak kadar hayatın içindede bulmak mümkün.İşte iç pilav ve hayat arasında ki benzerlikler.Benim için hayat bir tabak iç pilavın her kaşıkta ki karmaşası aynıdır.
dıbıdıbıdıp ne kadar da sıradan bir yaşantım var :) Neyse amaç gecemiz güzel geçsindi,yarın sabah ağır bir ilişki tahlilinden bahsetmeyi düşnüyorum.Ha gayret !
gideyimde içpilav yiyeyim az daha:p
dıbıdıbıdıp ne kadar da sıradan bir yaşantım var :) Neyse amaç gecemiz güzel geçsindi,yarın sabah ağır bir ilişki tahlilinden bahsetmeyi düşnüyorum.Ha gayret !
gideyimde içpilav yiyeyim az daha:p
harlem
![]() |
| yukarıdaki beyaz elbiseli büyük büyük nenem |
yani neden olmasın neyim eksik benim :p
Mesela Rihannayı falanda bir kardeş gibi severim ,iyi kızdır aslen.
neyse hadi 1+1 dinleyip hüzünlenerek hayal kuralım.Beyoncé burdan sana sesleniyorum senin yavrun benim yavrum öpücükler.
Buda atalarımdan bir yadigar :p
arzu nesnelerim
bir şeyleri istemek var bide onlar için gebermek.İşte bunlar geberdiklerim. Özellikle canon için ve ladureée için derin duygularım var.Yani çok şey mi istiyorum allahtan ??
Kaydol:
Yorumlar (Atom)











































