26 Şubat 2012

ah benim söyleyemediklerim

çaresizce bekliyorsun işte,artık üzülmüyorsun hatta umurunda bile olmuyor,aklına geliyor sadece işte buydu zaten beklediğim diyorsun.
benim anladığım kime ne diyeceksen zamanın de; içinde tutuğun laflar dağ olup birikince artık alttan birini çekip söyleyeyim desende yapamıyorsun enkaz altında kalmak var çünkü.
şu kısacık ömrümde ben kimden ne olur anlayamamışım, acayip isterdim insan sarrafı olayım; hoop diye eleyeyim işime yaramayacakları.
amma velakin öyle olamadı işte.
verdiğin kadar alırsın lafı da yalanmış,bunu diyene fuck off diyorum bir tarafına yerleştirsin bu lafı.
ayyhh ne yazdım; ne anladınız; ne anlatmaktı derdim, anlayamadım ben ya!
kıssadan hisse zaman zaman içinden geçenleri kendine saklarsın ya karşında ki üzülmesin falan diye; hah işte onu yapmayacaksın arkadaş! kim olur olsun söyleyeceksin kelamını varsın o düşünsün gerisini.
şimdi o söyleyemediklerim bana düşman oldu,ağzımın dilimin ve parmaklarımın ucundalar ama ben tuttum tutacağım kadar az daha zamanım var sonra seyreyleyin cümbüşü.
ha unutmadan yazıyı üstüne alınanlar; bundan sonrası, herkesin kendi bireysel çalışmasının sonucu olarak şekillenmiştir,doğurduğunuz sonuçlar için başkasını değil kendinizi suçlayınız tabii isterseniz. hadi bays

24 Şubat 2012

kuş sesleri

kiminize neşe kaynağıdır kuş sesleri ama ben ömrü hayatımda sabah uyanıp kuş seslerine sevinmedim,vik vik öten bu sevimli hayvanların sesleri değil özgürlüklerini kıskanmışımdır hep.
sonuçta esir düşmüş falan değilim ama kafamda ki özgürlük tanımına da pek uymuyor hayatım.
gerçi ben elimdekini takdir etme yetisine sahip biri değilimdir.keyif aldığım şeyler sonradan pişmanlıklarım olabiliyor bu da geçen postlarım ana fikri olan kararsızlıktan ötürü gelen bir şey. Sanırım bu da birey olma duygusunu küçükken hissedemediğim için olabilir.Uçurtma uçurmak kadar telaşsız bir çocukluğum oldu,endişelenmedim, meraklandım, korkmadım ama hiç bir zamanda uçurtma uçurtmadım esasen.
belki rahattım ama hiçbir zaman özgür değildim. Sorumluluklarım yoktu ama bağımlıydım.
şimdi babamın evinden bağımsız değil belki daha bağımlı bir hayata uçmaktayım,evlenmek kadar sorumluluk gerektiren başka bir yok sanırım.Kararımdan eminim, hiç bir pişmanlığım yok ama kafamda ki tek soru  'ya bir gün kuş seslerinin tadını çıkarmadığıma pişman olursam?'
mutluluk yanı başımda ama pişmanlık da her an kapıyı çalabilecek davetsiz misafir...
artık kararlarıma güvenmem ve şüpheciliğimi içimden atmam gerek.
yeni yıl değil ama yeni hayat kararım bu.

22 Şubat 2012

fedakarlık lık lık

şimdi bir sinir harbi içindesin,tırnaklarını avuçlarına batırıyorsun,dişlerini sıkıyorsun aaaağğğğhhh diye sesler çıkarıyorsun ama yetmiyor değil mi?
için soğuyana kadar bağırmak, anlanana kadar anlatmak istiyorsunda esasen dinleyen de yok, sadece karşılıklı olarak sen kendi fikrini o kendi fikrini savunuyor; ikna olmayınca da bağır çağır gürültü.
senin olmayan paranın hesabı, sana ait olmayan evin derdi, yolların uzaklığı, hayatını geride bırakman falan bunlar önemsiz tabi çünkü vazgeçen sensin o değil.Onun için e herhalde ki boyutunda ve rahatlığında bütün süreç ama sen istiyorsun ki azıcıkda takdir edilesin değil mi? ama söyleyeyim o yok işte. sen vazgeçtiklerin önüne serilmeden o da sen vazgeçtiklerini unutmadan rahatlamaz.
istediğin kavgaysa o kolay ama huzursa o zor işte... elde etmek için vazgeçtiklerim demekten vazgeçmen lazım.

tık tık


beşyüzüncü tık sana hediye vermek isterdim ama konuyla alakasız,öptüm 

alamadığım kararlar siz mi geldiniz?

ne kadar da zormuş karar vermek.Hayatımın dönüm noktasında falan değilim sadece almam gereken kararlar var ama ben alamıyorum hatta inanın düşünemiyorum bile artık.
sanırım ne istediğini bilmek yetmiyor çünkü hiç bir zaman tek bir şey istemiyor insan.
Yaşadığın mutluluklar yardım etmiyor,döktüğün gözyaşlarıda uzak durmayı tercih ediyor. İstediğin akıllar sana yetmiyor. Ne istediğimi soracak olursanız cevap veremem çünkü bir değil bin tane arzum var.
Daha iyisi değil sahip olmak istediklerim sadece daha olması gerekenlerin olmasını istiyorum.
kararsızlık insanı her şeye sürükler. çok yıprandım...

21 Şubat 2012

çeyiz derken?

e artık yeni gelinim ya ben;vaktimin çoğunu hatta tamamını hazırlıklarla geçiriyorum,pek bir eğleniyorum çünkü tava tencere almak yerine renkli tepsiler,dondurma bardakları,çerçeveler falan alıyorum gerisi umurumda değil.
rengarenk bıçaklar yapmışlar kırmızı mavi pembe aldım ay süperler :) ilerleyen zamanlarda yaptığım yemeklerden sık sık bahsedeceğim,o zamanlarda bütün aldığım zıvırları da fotoğraflarım:)
neyse ben çeyiz yapma sürecindeyken etrafımda çok konuşacak konu yok. yakında kızlar toplantısı yapıp ilham perilerimle buluşacağım işte o zaman bombastik yazılarla dönmeyi umuyorum.
sevgiylen kalın,portakalın <3

13 Şubat 2012

ticari amaçlı bişi bu!


Ne amaçla olursa olsun ben oturduğum yerden hediye ve aşk sözleri kapışlayacaksam eğer sevgililer gününe de varım başka günlere de;mesela hediye varsa kabotaj bayramını da kutlarım ben, hiç dert değil.
marjinal olcam, topluma uymicam ben falan diye istediğiniz kadar vızıklanın.Bir kutu çikolata, bir demet çiçek geldikten sonra gayet kutlarsınız, hiç entellik yapmayın yane.
zamanında yaşamış olan bu azizin gününü kutlamak boynumuzun borcu arkadaşım! kutla ve kutlat ki hep neşe ile dolsun gönüller.Ki sevdiceğime özel bir günn var madem neden bir kutu dolusu çikolata ya da fondüyle gönlüne taht kurmayayım ??
Şimdi aranızda ki marjinaller kesin aa hediyeyle mi oluyo o işler,önemli olan sevmesi demesinler hepiciğinin bir tarafı hoplar bir çift ayakkabı ya da harika bir chloé parfüm için.
hadi bakalım gidelim etrafa kalpler yayalım !! <3<3

8 Şubat 2012

maç kaç kaç?


sevgili canım ;
uzun zaman oldu yazamadım,
merak etme bunu unutturacağım...
upuzun asırlardan sonra tekrar ilişkilerden bahsetmek kararındayım her ne kadar kendi ilişkimi bir tepsi baklavayla sonuçlandırıp evlilik müessesine doğru yola çıkmış olsam da; daha anlatacak çok şey var.
bugünün konusu için aklımda konu çok ama en tazesinden başlayayım; ilişkiye ara vermek.
sevgili sen;
ilişki demek başı olan sonu olan bir yolculuk demek.Çoğu ilişkinin başlangıcı aynı da olsa sonlar hep değişir;aldatma,dayak,ölüm,boşanma,kayıp gibi çeşitli bitişler içerebilir.
bütün bu süreç esnasında; çiftlerden birinin 'ara verelim' demesiyle bütün seyrin içine edebiliyorsunuz.hiç bir ilişki de ara vermek o ilişkiyi düzeltmek adına yapılmaz;düzeltme niyeti,arzusu olan taraf ara vermek adı altında kaçmaz;savaş meydanında kalır,göğsünü gerer savaşır,aldığı yaraların vahametine göre de ara vermez ayrılır ya da barışır.
bak güzel sen;
aklından ara vermek fikri geçiyorsa bu senin başka seçenekleri düşündüğüne işaret eder;ya daha iyisi vardır ya da daha iyisi var mıdır fikri vardır kafanda ve bu; seni, elindekindende olmamak için ara verme fikrine en kestirmeden saptırır.
ha dersin ki sen ne biliyorsun be;ben seviyorum ama çok kavga ediyoruz,ara verip düşünmem lazım,onsuz yapabilecek miyim görmem lazım,hah işte ona da cevabım var bir dakka yapıştırıyorum; ayrılığın provası olmaz!!!
ünlem basılı kalmadı ben koydum 3 tane tepkimden ötürü.Arada dağlar,yıllar,yollar,aileler,inançlar bile olsa sevmek dediğin seni senden güçlü yapar ve bin kaplan gücünde savaşmanı sağlar.
savaşma gücün yoksa; bak ben sana güveniyorum yok diyorsan yoktur;boşuna bitirme kendini savaşman gerektiğine inanıp.Çünkü bir şey ya vardır ya yoktur.